İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Saatlerce enkazda kalmıştı, o rakam fobisi oldu

17 Ağustos 1999’da saat 03.02’de Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde meydana gelen ve ‘asrın felaketi’ olarak adlandırılan Marmara depreminde, resmi raporlara göre 17 bin 480 kişi öldü, 23 bin 781 kişi de yaralandı. 17 Ağustos 1999’da Gölcük ilçesi Kavaklı sahilindeki 7 katlı bir binanın 3. katında ailesiyle birlikte yaşayan Asuman Can (39) da deprem felaketiyle henüz 17 yaşındayken tanıştı. Depreme uykuda yakalanan Can’ın birlikte yaşadığı annesi, babası ve babaannesi binadan çıkarken, kendisi ise tam 12 saat boyunca enkaz altında kaldı. Deprem sırasında tavanın üstüne göçmesi neticesinde yaralanan Asuman Can, enkazdan da babası sayesinde kurtuldu. Birlikte vakit geçirdiği tüm dostlarını depremde kaybeden Can, felaketin olumsuz etkilerinden uzun süre kurtulamadı.

“Rakamlar içinde 17’yi hiç sevmem”

17 Ağustos gecesini anlatan Can, “Çok berbat bir geceydi. Hem 17 yaşında olduğum, hem de daha önce hiç depremi bilmediğimden dolayı ne olduğunu anlayamadım. Bir anda bina üzerimize çöktü, her yer karanlık oldu. Kötü bir gündü. Ben o yüzden rakamlar içinde 17’yi hiç sevmem. 17 yaşımın da hiçbir zaman unutamayacağım anısı oldu” dedi.

“Hepsi vefat etti”

Yaşadıkları binanın, sarsılma etkisi ile bir anda yıkıldığını belirten Can, “Yeni uykuya dalmıştım, çok sıkıntı hissediyordum. Meğerse deprem olacakmış, onun sıkıntısıymış. Kötü günler yaşadık uzun süre hafızamdan silemedim ama yavaş yavaş da kabul ettim deprem gerçeğini. Enkaz altında 12 saat kaldım. Bizim binada oturanların hepsi vefat etti, ailem kendi imkanlarıyla çıktı. Beni de rahmetli babam çıkarmıştı. Anlayamadım, depremin ne olduğunu bilmiyordum. Şiddetli ağrılarım vardı nefessiz kaldığımı hatırlıyorum. Zaten 12 saatin 5,6 saatini uyudum. Gün aydınlanmaya başlayınca ‘yardım edin’ diye bağırmaya başladım” diye konuştu.

“17 yaşında, 17 Ağustos’ta ölümle tanıştım”

‘Kavaklı sahil şeridinde çocukluğum var’ diyen Asuman Can, sözlerine şöyle devam etti:
“O yüzden buralara çok gelmek istemiyorum. Buraya senede 1 kere geliyorum ve geri gidiyorum. Ben 17 yaşında ölümün ne olduğunu anladım. 17 yaşında, 17 Ağustos’ta ölümle tanıştım. Enkazdan çıktığımda ‘bu bir kabus birazdan uyanacağım’ dedim. Gözlerimi kapatıyorum, açıyorum ama gerçekleri yaşıyorum. Kafamı nereye çevirsem akşam oturduğum, top oynadığım, çay içtiğim, çekirdek çitlediğim arkadaşlarımın cenazelerini gördüm ve o acıyı unutamıyorum. Hep sevdiklerimi gördüm. Çok sevdiğim insanları gördüm, çaresiz olmak çok kötü bir şey.”

“Adapte olamadım”

Depremden sonra hayata adapte olamadığını vurgulayan Asuman Can, “Depremden 4 yıl sonra evlendim. İnanır mısınız bilmiyorum ama sanki gece saat 03.02’de sanki deprem olacakmış gibi düşünerek, saat 03.02 geçmeden uyumadım. ‘Bir şey olursa, çocuğumu ve eşimi alır kaçarım’ psikolojisi ile savaştım, en sonunda da kabul ettim” dedi.

“Ağrısı, acısı benimle kaldı”

Yıllardır korkularının olduğunu ifade eden Can, “Asansöre binemem, kalabalık yerde duramam, karanlıkta duramam bu bende ağır hasarlar bıraktı. Panik ataklarım var. Üzerinden seneler geçti ama ağrısı, acısı benimle kaldı” sözlerine ekledi.

Huriye Ferah Vanlı – Cihan Atik
 

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir