Uluslararası enerji analiz kuruluşu BloombergNEF (BNEF), küresel petrol rafineri kapasitesinde 2026-2030 döneminde günlük 4,2 milyon varillik net artış beklendiğini duyurdu. Bu artış, önceki beş yıllık döneme göre yüzde 162’lik bir yükselişi temsil ediyor. Mevcut rafinerilerdeki yatırımlarla günlük 2,9 milyon varillik kapasite artışı hedefleniyor.
Yeni inşa edilecek rafineriler ise bu döneme günlük 1,5 milyon varil ek kapasite katacak. Kapasite artışı yatırımlarının ağırlıklı olarak Afrika, Hindistan, Çin ve Asya Pasifik ülkelerinde yoğunlaşması bekleniyor. Aynı zamanda, Avrupa ve Kuzey Amerika’da günlük yaklaşık 200 bin varillik kapasitenin devre dışı bırakılması öngörülüyor.
BNEF raporu, planlanan kapasite artışının rafine petrol ürünleri talebindeki beklenen büyümeyi aşabileceğine işaret ediyor. Bu durumun, rafineriler arasındaki rekabeti artırarak marjları düşürebileceği değerlendiriliyor. Kapasite artışının yüzde 95’inin Afrika ve Asya Pasifik’ten kaynaklanması bekleniyor. Bu bölgelerdeki yatırımlar, güçlü talep beklentileri, ithalata bağımlılığı azaltma politikaları ve ihracata yönelik stratejilerle destekleniyor.
Kısa vadede Çin ve Hindistan öne çıkıyor; bu iki ülkenin 2026-2027’de devreye alınacak yeni kapasitenin yüzde 71’ini oluşturması bekleniyor. Ancak, 2028-2030 dönemi için planlanan kapasitenin daha erken proje aşamasında olması, gecikme veya iptal risklerini artırıyor. Toplam planlanan kapasite artışının yaklaşık yarısı halihazırda faaliyette veya inşaat aşamasında bulunuyor.
Avrupa ve ABD’de kapasite kayıplarının devam etmesi beklenirken, Çin’deki artışın arz fazlasına yol açarak küçük rafineriler arasında konsolidasyonu tetikleyebileceği düşünülüyor. Hindistan ve Afrika’daki yatırımlar, petrol ürünlerinde dışa bağımlılığı azaltma hedeflerini destekliyor.
İsrail-İran arasındaki gerilimlerin, Orta Doğu’daki petrol ürünleri ticaret akışlarını etkilediği belirtiliyor. Bu durumun Atlantik Havzası’ndaki rafinerilerin rekabet gücünü artırdığı, ancak küresel kapasite yatırım planları üzerindeki orta vadeli etkisinin sınırlı kaldığı ifade ediliyor. Bölgedeki çatışmalar, depolama ve lojistik altyapısının dayanıklılığını artırmaya yönelik yatırımların önemini güçlendiriyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]