İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ağrı Dağı’na tırmanıp, Van Gölü ve küresel ısınmaya dikkat çektiler

Van ve çevresindeki tarihi ve doğal güzelliklere dikkat çekmek isteyen Vadi Doğa Sporları Kulübü üyeleri, her hafta değişik yerlere geziler düzenliyor. Kalabalık gruplarla gittikleri gezileri sosyal medya üzerinden de takipçileriyle paylaşan Vadi Doğa Sporları Kulübü üyeleri, bu kez de Van Gölü kirliliği ve küresel ısınmaya dikkat çekmek amacıyla başlattıkları tırmanışları kapsamında 5 bin 137 metrelik rakımıyla Türkiye’nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı’na tırmandı. Vanlı dağcılar çıktıkları Ağrı Dağı’nın zirvesinde “Van Gölü kirlenmesin temiz kalsın” pankartı açtı.

Zirve tırmanışında yaşadıklarını anlatan Vadi Doğa Sporları Kulübü Başkanı Ömer Demez, Vadi Doğa Sporları Kulübü olarak yıllık programlarında yer alan 3 faaliyetten ikincisi olan Ağrı Dağı zirve tırmanışını gerçekleştirdiklerini söyledi. Tırmandıkları her dağın zirvesinde mümkün mertebe 3 konuya dikkat çektiklerini ifade eden Demez, “Bu yıl dördüncü bir konu daha eklemiş bulunuyoruz. Bunlardan birincisi doğayı tahrip eden canlıları yok eden avcılar. İkincisi define bahanesiyle tarihi dokuyu yok eden define avcıları. Üçüncüsü doğa ile savaşan, çöpünü doğaya bırakan piknikçiler. Bu yıl gördük ki doğa ile savaşımız sonucu dört başlık ortaya çıkmıştır ve dördüncü konumuz ise küresel ısınma. Küresel ısınma insanın doğa ile savaşı sonucu meydana geldiğini anlayabiliyoruz. Bu savaşta insan kazanıyor ve bu savaşı kazanan insan sonuçta kaybediyor. Doğa yok olursa insan yaşama şansı yoktur. 2021 Ağrı Dağı zirve tırmanışı ikincisi faaliyetimizi 28-29-30 Ağustosta Türkiye’nin çatısı olan Ağrı Dağı zirve tırmanışımızı gerçekleştirdik” dedi.

“Küresel ısınma son hız devam ediyor”

Buzulların büyük bir kısmının eridiğini ifade eden Demez, “4 bin 200 kampında olan su kaynağının kuruduğunu, zirvedeki buzulların büyük kısmının eridiğini gördük, şahitlik ettik. Böyle giderse bu savaşı insan kazanacak. İnsan kazandığı savaşın sonucu sonunda kaybedecektir. Doğaya saygı duymamız lazım, sahip çıkmamız lazım. Asıl evimizin doğa olduğunu bilincine varmamız gerekiyor. Sarayımız, gördüğümüz betondan ibaret. 100- 200 metrekareden ibaret. Akşam gidip yattığımız mekanımız kabul ettiğimiz küçük evlerimize sahip çıktığımızdan daha fazla doğaya sahip çıkmamız gerekiyor. Şayet yaşanacak bir doğa olmazsa çocuklarımızın geleceği büyük tehdit altındadır. Doğa ile olan savaşı insan kaybetmelidir. Şunu ifade etmeliyim ki insanın doğayla savaşı sonucu Van Gölü hızla kirleniyor. Böyle giderse Van Gölü de diğer doğal güzellikleri gibi yok olacaktır. Türkiye’nin çatısı olan 5 bin 137 rakımda seslendik, Van Gölü kirlenmesin, temiz kalsın. Çocuklarımıza güzel bir gelecek bırakmak istiyorsak doğaya sahip çıkmamız gerekiyor. Doğada yaşamını sürdüren canlıların yaşama hakkına saygı duymamız gerekiyor yoksa kaybedecek olanlar biz insanlar olacağız” diye konuştu.

“İnsanlar doğa ile savaşmamalıdır”

“Doğa ile barışmazsak kaybedecek olan bizler olacağız” diyen Ömer Demez, “İnsanın doğa ile olan savaşta insanların kaybetmesi gerekiyor ki çocuklarımızın geleceği daha güzel olsun yaşanabilir bir dünya olsun. İnsan evladının gittiği her yeri tarumar ediyor. Ağrı Dağı da nasibini almış. 4 bin 200 kampı çöpten geçilmiyor. Dağcı olan, doğaya dağa çöp bırakmaz. Tam tersine doğaya ve dağda yaşayan her canlıya saygı duyar. Kendini bilmez bazı şahıslar dağcı geçinir, egosunu tatmin etmek için dağa gider. Gittiği yeri kirletir. Doğaya, dağa çöpünü bırakan bu zavallılar asla dağcı olmazlar olamazlar. Hep beraber doğaya ve doğada hayat sürdüren her varlığın yaşam hakkına sahip çıkalım saygı duyalım. İşte o zaman hayat daha güzel olacaktır. Doğayla savaşma, doğayla barış. Hayvanları öldürme, hayvanların yaşam hakkına saygı duy” ifadelerine yer verdi.

Şükrü Akyüz-Yunus Tuğrul
 

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir